Matematiksel

Yaşam Çiçeği Sembolünün Ardındaki Anlam

Galile “Matematik, Tanrı’nın, evreni yazdığı dildir” diyordu. Tanrı’nın yarattığı evrenin de Tanrı’nın bir kitabı olduğunu düşünüyordu. İşte bu dilin alfabesi ise geometrik şekillerdir. Enteresan bir şekilde dünyanın çok farklı coğrafyalarındaki (Güney Amerika, Anadolu, Orta doğu, Mısır, Asya, Afrika) arkeolojik çalışmalarda örneklerine rastlanan bir geometrik bir şekil olan yaşam çiçeğine Burdur müzesinde bir lahit kapağında, Manisa müzesinde, Hacıbektaş Veli Türbesi’nde bir çeşmenin üstünde ve Efes antik kentinde denk gelirsiniz.

Kutsal geometrinin en önemli şekillerinden biridir bu yaşam çiçeği. Kutsal geometri en basit haliyle her şeyde bulunan ortak yapılarla ilgilenir. Evrenin ve yaşamın tüm kodunun ve başlangıcının bu sembolde gizli olduğuna inanılmaktadır.

Drunvalo Melchizedek, “Yaşam çiçeğinin unutulmuş sırrı” isimli kitabında bu sembolün Atlantis zamanında bilindiğini ve Atlantis’in çöküşüyle unutulmaması için eski Mısır’a taşındığını söylemektedir. 

Leonardo da Vin ci’nin Yaşam Çiçeği modelini incelediği ve sembolden beş platonik katının yanı sıra Phi’nin Altın Oranını türettiğini görüyoruz.

Büyük bir çemberin içinde yer alan eşit alanlara sahip iç içe geçmiş.19 çemberin oluşturduğu geometrik bir şekil. Dünyanın farklı coğrafyalarındaki çeşitli tapınak ve yapılarda ve bazen de mezar taşlarının üzerinde rastlanan bu sembol her yerde aynı isime sahip olduğu söyleniyor. Saf şekil ve orantı olarak biliniyor.

Mimarlar, sanatçılar ve filozoflar mükemmel formu, uyumu ve oranı biliyorlardı. Paganlar onu zaman ve mekanın temel biçimlerini betimleyen kutsal bir geometri biçimi olarak görürler. Kutsal geometride yaşam çiçeği sembolünün, yaşamın ve tüm varlıkların birbirine bağlılığının görsel bir temsili olduğuna inanırlar.  Günümüzde Yaşam Çiçeği sembolü, takılarda, dövmelerde, dekor öğelerinde ve diğer dekoratif ürünlerde yaygın olarak bulunuyor. En son Sağlık bakanlığı devlet hastanesi çalışanları için tasarlanan fularda rastladım yaşam çiçeğine.

Bir daire oluşturup sonra o dairenin kenarına hareket ederek ve başka bir daire oluşturarak oluşturulur. Her daire, çevresindeki dairelerden bir yarıçap uzakta başlar ve eşit büyüklüktedir.

Yaşam çiçeği dişi enerji olarak görünür ama aslında hem erkek hem de dişi enerjiyi barındırır. Noktalar erkek enerjiden oluşurken, eğriler dişi enerjidir. 

İki dairenin üst üste geldiği yerde vesica piscis oluşur. Aşağıdaki resim yarıçapı ve dairelerin nasıl etkileştiğini göstermektedir. Vesica piscis, hepsi sonsuza kadar devam eden sayılar olan 2, 3 ve 5’in kareköklerini ve 30, 60 ve 90 derecelik açıları içinde barındırır. Ayrıca içinde altın oran olduğu görülebilir.

Platonik katılar yaşam çiçeğinin içine sığabilir. Yaşam çiçeğinin 3 boyutlu görüntüsü bir dodecahedron (yirmi yüzlü) dur.

 Aslında yaşam çiçeğinin tamamı 61 daireden oluşur.

Aşağıda gösterildiği gibi 13 daire hayatın meyvesini oluşturur. Bu 13 daire, çoklu anlamları ve nihayetinde her şeyi ifade eder. 

Bu şeklin evrenin temel bir tasarımı olduğu söylenir ve Metatron Küpü için geometrik temeli oluşturur.

Metatron’un Küpü, tüm organik yaşam için bir temel görevi gören yapılar olduğuna inanılan beş platonik katıyı gösterir. Bu beş yapı , yaşam formlarında, minerallerde, müzikte, seste ve dilde bulunan yıldız dört yüzlü, altı yüzlü, sekiz yüzlü, oniki yüzlü ve yirmi yüzlü’dür. Metatron Küpü de kötülükten korunmak için kullanılabilecek kutsal bir sembol olarak kabul edilir.

Yaşam çiçeğinin kökleri her ne kadar maneviyata dayansa da dalları tek bir kavramın ötesine uzanır. Bu, canlılığın ve gücün, birlik ve bağlantının sonsuz bir tasviridir ve yaşam hepimizin ilişkilendirebileceği güzel bir şeydir.

Çiziminin nasıl yapıldığını merak ederseniz videoya göz atabilirsiniz.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir