Eğitim

Üniversite Bir Bekleme Odası Değil

(Yıllardır sınavlara öğrenci hazırlamış bir eğitimcinin notları)

Yıllardır binlerce öğrenciyle çalıştım.
Aynı masada oturduk, aynı denemelere baktık, aynı cümleleri defalarca duydum:

“Hocam, şu üniversiteyi kazanırsam her şey düzelecek.”

O üniversiteler kazanıldı.
Ama her şey kendiliğinden düzelmedi.

Çünkü kimse gençlere şu gerçeği yeterince net söylemiyor:
Üniversite, hayat başlamadan önce beklenen bir salon değil.

Lisede yol bellidir. Çalışırsın, sınava girersin, sonuç gelir.
Üniversitede ise kimse seni adım adım yönlendirmez. Takvim vardır ama rota yoktur. O rotayı çizmek öğrenciye kalır.

Yıllar içinde şunu net gördüm:
Bekleyenler ile deneyenler arasında açılan fark, zamanla kapanmıyor.


Üniversite Yılları CV’nin Bekletildiği Değil, Yazıldığı Yıllardır

Birçok öğrenci CV’yi mezuniyete saklar.
Oysa CV, “olduktan sonra” yazılan bir belge değildir. Olurken oluşur.

Bu yüzden gönüllülük projelerine erken başvurmak önemlidir. Bir projede gönüllü olmak, karşılıksız emek değil; kendi sınırlarını test etmektir.

Erasmus Plus’ı sadece başkalarının yurt dışı hikâyelerinden dinlemek yetmez. Nasıl başvurulur, kimler kabul edilir, hangi belgeler gerekir… Bunlar araştırıldıkça ulaşılabilir olur.

Kendi üniversitendeki kariyer etkinliklerini takip etmek kadar, başka üniversitelerin etkinliklerine gitmek de önemlidir. Çünkü gerçek hayat, tek bir kampüse sığmaz.


İletişim Kurabilen Öğrenci Yolunu Daha Az Kaybeder

Hocalarla iletişim kurmaktan çekinen çok öğrenci gördüm.
Oysa bir mail, bazen bir kapıyı değil, bir yönü açar.

Topluluklara sadece üye olmak ile sorumluluk almak arasındaki fark da burada ortaya çıkar. Etkinlik düzenleyen, kriz yöneten, ekip içinde rol alan öğrenci; mezuniyetten sonra “iş hayatı” diye bir şok yaşamaz.

Staj ilanlarını beklemek yerine insanlara yazabilen, LinkedIn profilini erken düzenleyen, CV’sini ATS uyumlu hâle getiren öğrenciler bir adım önde başlar.

Referans da son anda istenmez.
Zamanla, iz bırakarak oluşur.


Kendini Tek Bir Alana Hapsetme Ama Dağılma da

Her şeye dokunmak, ama bir şeyde derinleşmek gerekir.
Sunum yapabilen, yazabilen, derdini anlatabilen öğrenciler hangi bölümden mezun olursa olsun daha hızlı ilerler.

Ücretsiz online eğitimler bu yüzden kıymetlidir — ama sadece listeye eklemek için değil, gerçekten bitirildiğinde.

Ve belki de en sessiz ama en belirleyici karar:
Seni sürekli küçülten, cesaretini kıran, enerjini tüketen insanlara cevap vermeyi bırakmak.

Üniversite, seni desteklemeyen yorumları süzgeçten geçirmeyi öğrendiğin yerdir.


(Üniversite Yılları İçin Hatırlatma Listesi)

  1. Gönüllülük projelerine başvur, CV’yi mezuniyete saklama.
  2. Erasmus Plus’ın ne olduğunu, nasıl başvurulduğunu erkenden öğren.
  3. Kendi üniversitendeki tüm kariyer etkinliklerini takip et.
  4. Başka üniversitelerin etkinliklerine de git.
  5. LinkedIn profilini ilk yıldan itibaren düzenle.
  6. Hocalarla iletişim kur, mail atmaktan çekinme.
  7. En az bir projede gönüllü olarak yer al.
  8. Topluluklara sadece üye olma, sorumluluk al.
  9. Staj ilanlarını bekleme, insanlara yaz.
  10. CV’ni ATS uyumlu hâle getir.
  11. Referans için şimdiden zemin hazırla.
  12. Kendini tek bir alana sıkıştırma; iyi olduğun şeyin üzerine git.
  13. Sunum, yazma, iletişim gibi becerileri bilinçli şekilde geliştir.
  14. Ücretsiz online eğitimleri gerçekten bitir (Coursera, Udemy vb.).
  15. Seni desteklemeyen, küçülten kişilere cevap vermeyi bırak.
  16. Yurt dışı hikâyelerini sadece izleme; araştır, oku, sor.
  17. En az bir hocayla düzenli mentorluk ilişkisi kur.
  18. CV dışında somut bir çıktı üret (blog, proje, podcast, sunum).
  19. Kendini iki dakikada anlatabileceğin net bir hikâye hazırla.
  20. Reddedilmeyi kişisel algılama; başvurular istatistiktir.
  21. Ders dışı öğrendiklerini not al, görünür hâle getir.
  22. Kendi alanın dışındaki insanlarla bilinçli sohbetler kur.
  23. Zamanını değil, enerjini yönetmeyi öğren.

Son Cümle

Yıllardır sınavlara öğrenci hazırlıyorum.
Ama en belirleyici sınav, üniversite sınavı değil.

Üniversite yıllarında bekleyip beklemediğin.

Üniversite bir bekleme odası değil.
Bir deneme alanı.

Ne kadar erken fark edilirse, o kadar iyi.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir