Bir Ülke Neyi Öğretmezse Oradan Fakirleşir
Elon Musk fizik okudu.
Larry Page ve Sergey Brin matematik ve bilgisayar bilimi temelli bir eğitim aldı.
Jeff Bezos’un arka planında da mühendislik ve fizik var.
Dünyanın en zengin ve etkili insanlarının ortak noktası “liderlik eğitimi” ya da “yönetim sertifikası” değil.
Onlar, düşünmenin kendisini öğrendi.
Bu tesadüf değil.
Mevcut Düzeni Yönetmek mi, Yeni Bir Düzen Kurmak mı?
Yönetim bölümleri sana genellikle şunu öğretir:
Var olan bir sistemin içinde nasıl hareket edeceğin.
Hukuk, mevcut kuralları nasıl yorumlayacağını öğretir.
İşletme, oyunun kurallarını bozmadan nasıl ilerleyeceğini anlatır.
Ama fizik ve matematik bambaşka bir yerden konuşur.
Onlar sana şunu sorar:
“Bu sistem neden böyle?”
“Başka türlü olabilir mi?”
“En temel parçalar neler?”
Yani seni oyuncu değil, oyun kurucu olmaya zorlar.
Türkiye’de Neden Fen Fakülteleri Boş Kalıyor?
Şimdi acı bir soru soralım:
Madem düşünmeyi öğreten bu alanlar bu kadar kritik, neden ülkemizde fen fakülteleri popüler değil?
Çünkü biz gençlere şunu fısıldıyoruz:
- “Onlarda iş yok.”
- “Öğretmen olursun, o da zor.”
- “Mühendislik varken niye fizik okuyasın?”
- “Matematik mi? Yazık günah.”
Yani bir bölümü, ona bakmadan önce mezuniyet sonrası korkularla boğuyoruz.
Fen fakültelerini “mesleksiz”, “garantisiz”, “romantik” alanlar gibi sunuyoruz.
Oysa asıl sorun bölüm değil;
o bölümlerin ne için var olduğunu anlatamamak.
Fen Fakültesi Meslek Öğretmez, Zihin İnşa Eder
Fen fakülteleri sana hazır bir ünvan vermez.
Ama sana şunu kazandırır:
- Analitik düşünme
- Model kurma
- Karmaşık sistemi sadeleştirme
- Bilgiyi test etme
- “Neden?” diye sormaktan korkmama
Bu beceriler bugün:
- Yazılımda,
- Yapay zekâda,
- Finansta,
- Veri biliminde,
- Ar-Ge’de,
- Girişimcilikte
altın değerinde.
Ama biz hâlâ şu soruya takılıyız:
“Bu bölümün ataması var mı?”
Yanlış soru bu.
Doğru soru şudur:
“Bu bölüm bana ne düşünebileceğimi değil, nasıl düşüneceğimi öğretiyor mu?”
Asıl Zor Olan Matematik Değil
Bize yıllarca şunu söylediler:
“Fizik çok zor.”
“Matematik sıkıcı.”
Ama asıl zor olan ne biliyor musun?
- Karar verememek
- Okuduğun bilginin doğru olup olmadığını anlayamamak
- Birinin seni kandırıp kandırmadığını fark edememek
- Başkasının aklına muhtaç yaşamak
Düşünme becerisi olmadan yaşamak, gerçekten zor.
Matematik ve fizik insanı bağımsız kılar.
Kendi aklına dayanabilmeni sağlar.
Ne bir otoriteye ne de süslü cümlelere körü körüne inanmak zorunda kalırsın.
Büyük Zenginlik Nereden Geliyor?
Büyük zenginlik, “daha fazla şey öğrenmekten” değil;
sistemi okuyup yeniden kurabilmekten geliyor.
Bu da mühendis zihniyetinin, hatta daha doğru ifadeyle bilim zihniyetinin özüdür.
Ve mühendis dediğimiz kişi,
- Tornavida tutan biri değildir.
- Sadece teknik bilen biri de değildir.
Mühendis, fizikçi, matematikçi;
kısacası bilim insanı,
yeni bir şey kurabilen insandır.
Belki de bugün ülke olarak ihtiyacımız olan şey,
daha fazla “garanti meslek” değil,
daha fazla düşünebilen insandır.
