Eğitim

Start Tuşuna Basmadan Oyun Açılmaz

Şunu hayal et:
Bilgisayar açık. Oyun yüklenmiş.
Grafikler şahane, karakterin efsane.
Ama ekran hâlâ ilk sahnede.

Neden?
Çünkü start’a basmadın.

Okul da çoğu zaman böyle hissettiriyor.
Her şey önünde:

  • Ders programı var
  • Defterler dolu
  • Konular anlatıldı
  • Sınav tarihi belli

Ama yine de olmuyor.
Çünkü kimse sana şunu net söylemiyor:
Öğrenme, sen karar vermeden başlamıyor.

“Hocam anlattı ama ben anlamadım”

Bu cümle çok tanıdık, değil mi?
Ama işin tuhafı şu:
Anlamamak bir sorun değil.
Anlamadığını fark etmemek sorun.

Start tuşu tam burada devreye giriyor.
O tuş şuna benziyor:

  • “Bunu gerçekten anlamak istiyorum” demek
  • Soru sormaktan çekinmemek
  • “Ben aptal mıyım?” yerine “bu konu ne anlatıyor?” diye sormak

Spoiler:
Sınıfta “her şeyi anladım” havasında duranların yarısı da anlamıyor.

Ders çalışmak ≠ Start’a basmak

Bunu kimse açık açık söylemez ama söyleyelim:
Saatlerce masada oturmak, deftere bakmak, altını çizmek…
Bunlar oyunun menüsünde dolaşmak gibidir.

Start’a basmak şudur:

  • Bir soruda takılıp “neden böyle?” diye düşünmek
  • Yanlış yapınca kaçmamak
  • Konuyu bir arkadaşına anlatmaya çalışmak
  • “Bu nerede işe yarar?” diye sorgulamak

Yani biraz risk almak.

“Daha hazır değilim” tuzağı

Birçok öğrenci şu cümlede takılı kalır:

“Biraz daha toparlayayım, sonra başlarım.”

Kötü haber:
Eğitimde “tam hazır olma” diye bir an yok.

Kimse:

  • “Artık hazırım” diyerek matematiğe başlamadı
  • “Her şeyi biliyorum” diyerek öğrenmedi

Hazır olma hâli, başladıktan sonra geliyor.

Hata yapmak oyunun bir parçası

Oyunlarda ne olur?

  • İlk level’da defalarca ölürsün
  • Yanlış tuşa basarsın
  • Saçma hatalar yaparsın

Ama kimse oyunu bu yüzden bırakmaz.

Okulda ise bir yanlışta hemen:

  • Moral bozulur
  • Özgüven düşer
  • “Ben yapamıyorum” etiketi yapışır

Oysa yanlışlar, oyunun öğretici kısımlarıdır.

Kimse senin yerine start’a basamaz

Ailen isteyebilir.
Öğretmen anlatabilir.
Sistem seni sınava sokabilir.

Ama öğrenme tuşuna…
Sadece sen basabilirsin.

Ve işin güzel tarafı şu:
Start’a bastığında her şey mükemmel olmak zorunda değil.
Zaten hiçbir oyun mükemmel başlamaz.

Önemli olan tek şey:
Ekranın başında beklemek yerine
oyunu açmaya cesaret etmek.

Belki de bugün okulda ihtiyacın olan tek şey şudur:
Yeni bir defter değil,
yeni bir program değil,
daha uzun saatler değil…

Sadece şuna karar vermek:

“Ben bu oyunu gerçekten oynamaya başlıyorum.”

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir